Haftanın sözü

Modern sonrası dönemden farklı olarak eskiden hemen herkes iyi bir itibara sahip olmayı gaye edinmişti. Şimdilerde ise itibar, yerini adının çıkması kavramına bırakmış görünüyor.

Mutluluk arayışını bir kenara bırakalım artık, arayışın mutluluğu bize yeter. Bir bitiş çizgisi yok, aceleye mahal yok. Yolda olmak, büyümek ve en güzelin, en doğrunun izini sürmek.

İnsanın başarısızlığı yaşama biçimi onun ne olacağını belirler. Bu yüzden başarısızlık bir kez üstlenildi mi, kişinin kendisini aşmasına yol açar.

“Öğrencilerim üzerinde istemeyerek bile olsa ayrımcı dil kullanmamaya özen göstereceğim. Sonuca değil sürece ve çabaya odaklanacağım.”

‘Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de baş kaldır…’ Yaşar Kemal

“Çocuklara bakalım, gidecek çok uzun bir yolları var. İhtiyarlara bakalım, çok uzun bir yoldan geldiler. Aradakilere bakalım, iş güç onların sırtında.’ Afrika duası

Hiç bir varlık sancısı, sorgulama, sınanma, merhalesinden geçmemiş insanlar, atalarının onlara bellettiği dikte edilmiş akaid ilkeleriyle yaşamaya maruz kalabiliyorlar.

Hayat bizi bazen kendimizle tanıştırır. En derin yerlerde saklı ihtiyaç, arzu ve korkular kimi dönemeçlerde kişiliğimize rengini verir. Sonra çekilirler ve biz kendi kusur ve eksikliğimizin bilgisiyle yaşamaya devam ederiz. Benliğimizin farklı yüzlerini fark ederek olgunlaşırız.

Çocuk üzerinde en güçlü ruhsal etkiye sahip olan şey ebeveynin yaşamadığı hayattır. Bir türlü kapanmayan defterler, biraz da o yaşanmamış hayatların üzerimize bıraktığı yüklerdir.

Davranışların sebep ve sonuçlarından soyutlayarak toplumsal kabullere, göreneklere, tabulara indirgendiği bir ahlakçılık da toplumsal bir çimento olmaktan ziyade, toplumun ayağındaki çimento olacak ve bireyleri dibe çekip boğacaktır.

Birçok kadın ‘Bizi Taliban götürmesin, bu ölüm daha şereflidir’ diyerek intihar ediyor.

Mutluluk aramakla bulunacak bir şey değildir, onu inşa etmek gerekir. D. Cüceloğlu.

“Hayatımızdaki yanlışlardan dolayı kolayca birilerini suçluyor, o hatalarda kendi payımızı görmezden geliyorsak, hayattan öğrenmiyoruz demektir. Sıkıntımızın sebebi olarak bir günah keçisi bulmak bizi rahatlatır ama sorunu daha güçlü ve etkin bir tutumla çözmemizi de engeller.” K. Sayar.

Sosyal medyada moral bozan/ yürek burkan içeriklerde gezinmeyi durduramamak bir tür felaket haberi bağımlılığı yaratıyor (doomscrolling). Ruh sağlığımız için ‘ekran zamanı’nı kısmalı, ruhu besleyecek organik içeriklere (sohbet, kitap, müzik, sinema vb) vakit ayırmalıyız.